Aile Çivisi




AİLE ÇİVİSİ

    Bir varmış iki yokmuş. Üç gelip aralarını bozmuş. Üç kardeşin ortancası olan Gün Han, göğün yedi kat üstüne çıkmış ve kardeşi Yıldız Han’ın yıldızlarla uğraştığını görmüş.

Demiş ki:

— Yıldız Han, ne yapıyorsun?

    Yıldız Han, abisinin ona seslendiğini duyunca:

— Yıldızları düzenliyorum ağabey, demiş.

Gün Han:

— Neden yıldızları düzenliyorsun? diye sormuş.

Yıldız Han:

— Görünüşlerini beğenmedim. Çok dağınıklar. Tek bir tarafa toplayıp düzenleyeceğim, demiş.

    Gün Han ona şaşırmış ama onu rahat bırakmış.

    Oradan ayrılıp diğer ağabeyi Ay Han’ın yanına gitmiş. Onun da göğün on altı kat üstünde ay ile uğraştığını görmüş. Ona ne yaptığını sormuş. Ay Han kardeşinin seslendiğini duyunca:

— Ayın yerini değiştiriyorum. Böylece daha güzel gözükecek, demiş.

    Gün Han ağabeyinin yaptığına şaşırmış ama ona bir şey demeden oradan ayrılmış.

    Babasının yanına gelmiş ve başından geçen olayları bir bir anlatmış. Sonra demiş ki:

— Onları uyaracaktım ama sırf kardeşlerim diye uyarmadım.

    Babası ona inanmamış ve:

— Beni onların yanına götür,  demiş.

    Gün Han, kardeşlerini babasının yanına götürmüş. Babası onlarla bir şey konuşmuş. Gün Han babasının ne dediğini merak edip sormuş:

— Baba, baba?

    Babası bir şey dememiş. Gün Han tekrar sormuş, yine cevap vermemiş. Gün Han iyice meraklanmış ama babası cevap vermeyince ısrar etmek istememiş.

    Birkaç gün sonra saraylarının kapısının önünde bir tahta görmüş. O sırada oradan kardeşi Yıldız Han gelmiş, bir yerden bir taş alıp tahtaya bir çizi çakmış. Gün Han ne yaptığını sormuş ama kardeşi cevap vermemiş.

    Sonra Ay Han gelmiş, o da aynı şeyi yapmış. Gün Han onun ne yaptığını sormuş ama yine cevap alamamış.

    Gün Han iyice meraklanmış. Babasına gitmeyi düşünmüş ama ona cevap vermeyeceğini düşününce vazgeçmiş.

    Günün sonunda karar vermiş: Günleri değiştirecekmiş. Biraz düşündükten sonra iki tane yeni gün eklemiş. Günler artık şöyleymiş: Pazartesi, Salı, Salıertesi, Çarşamba, Çarşambaertesi, Perşembe, Cuma, Cumartesi, Pazar.

    O sırada babası yanına gelmiş ve kulağına şöyle demiş:

— Bundan sonra değiştirdiğin günlerle ilgili şikâyet gelirse sarayın kapısının karşısındaki tahtaya bir çivi çak.

    Buna şaşıran Gün Han:

— Neden? diye sormuş.

    Babası cevap vermiş:

— Zamanı gelince anlarsın.

    Gün Han o gün bir şikâyet almış ve babasının dediğini yapmış. Sonra bir gün daha geçmiş, yine şikâyet gelmiş. O kadar çok şikâyet gelmiş ki tahtada yer kalmamış.

    Daha fazla şikâyet gelmesini istemeyen Gün Han, günleri tekrar eski hâline getirmiş.

    Sonra göğün yedi kat üstüne çıkmış; yıldızların eski hâline geldiğini fark etmiş. Göğün on altı kat üstüne çıkmış; ayın güzelliğini fark etmiş.

    Birkaç gün sonra babası tekrar yanına gelmiş ve demiş ki:

— Şimdi, her şikâyet gelmeyen gün için bir çivi çıkar.

    Günler geçtikçe çıkarmış, çıkarmış, çıkarmış; tahtada hiç çivi kalmamış.

    Kardeşleri bu duruma çok sevinmiş. Artık hiç şikâyet gelmiyormuş.

    Kardeşler babalarının yanına gitmiş ve ona teşekkür etmişler. Bütün halk mutlu mesut yaşamışlar.         Gökten üç elma düşmüş biri Gün Han ve kardeşlerinin başına, diğeri ay, yıldız ve günlerin başına sonuncu da halinden memnun olmayanların başına.

 

                            Yazan                                                                  Seslendiren
                          Yiğit Işık                                                             Şaban Gürdal
                            BYF 2                                                    Bilişim Teknolojileri Öğretmeni

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gürgün'ün Yanlışı

Güçlü Bir Duvar