Ailenin Sesi
AİLENİN SESİ
Bir varmış bir yokmuş, üç kişilik bir aile varmış, bu
ailenin bir oğlu varmış, şehirde yaşıyorlarmış, bu ailede üç kişi de ne
duyuyormuş ne de konuşabiliyormuş, bu yüzden sadece işaret diliyle
konuşuyorlarmış, ilk zamanlar Tuna hiçbir şey anlamıyormuş. Sonra sonra işaret
dilini öğrenince hem derdini anlatabilmiş hem de ailesinin anlattıklarını
anlayabilmiş.
Yıllar geçmiş ve Tuna ortaokula gitmeye başlamış. Bir
kardeşi olacağını öğrenmiş ve çok mutlu olmuş. Aylar sonra Tuna’nın kardeşi
Toprak doğmuş ve mucizevi bir şekilde o duyup konuşabiliyormuş. Bunu ise babaannesi
fark etmiş, çünkü o duyabiliyormuş.
Toprak büyüyene kadar ailesi birçok zorlukla karşılaşmış.
Mesela bir kaza yapmışlar ve bu durumu polise anlatmak için bir çevirmen
bulmaları gerekiyormuş. Ama işaret dili bilen birini bulmak gerçekten çok
zormuş.
Yıllar birbirini kovalamış ve Toprak 12 yaşına gelmiş. Ailenin
maddi durumu düşmüş ve inşaatın yanındaki bir konteynerde yaşamaya başlamışlar.
Sabah, kar yağmaya başlamış. Tuna ile Toprak çok sevinmiş.
Gece herkes uyurken toprağı uyku tutmamış ve camdan karı
izlemeye başlamış. Sonunda bütün aile uyanıp kar oynamaya başlamışlar hatta
kardan adam bile yapmışlar Annesiyle babası top yapıp üst üste koyarken, Tuna
ise inşaatın orada kar topluyormuş. Ve o anda Toprak inşaatın duvarının abisinin
üstüne düşmek üzere olduğunu görmüş. Bağırmış bağırmış ama ailesi duymamış.
Koşuyormuş ama yerlerde kar olduğu için düşüyormuş, en son babası görmüş ama
çok geç kalmış…
O anda bir peri kızı çıkmış ortaya. Tuğlaları ve demirleri
başka tarafa uçurmuş, Toprak perisinden ailesinin duymasını istemiş, peri ise
ona demiş ki
- Sen ailenin sesisin bunu sakın unutma, demiş.
Bu olaylardan sonra annesi de bir işte çalışmaya başlamış bu
şekilde tekrar şehre taşınmışlar sonra mutlu mesut yaşamışlar.
Yorumlar
Yorum Gönder