Keloğlan ve Annesi
KELOĞLAN VE ANNESİ
Bir varmış, bir yokmuş…
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; deve tellal iken,
pire berber iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken… Biz de
Keloğlan’ın masalına başlayalım.
Günlerden bir gün Keloğlan, azığı omzunda, gönlü ferah,
kendi hâlinde köy yolunda geziyormuş. Derken yol kenarında sırtını bir taşa
dayamış, rengi solmuş bir adam görmüş. Keloğlan merak edip adama yaklaşmış:
-Hayırdır amca, neyin var? diye sormuş.
Adam da, Galiba başıma güneş geçti, bir de çok acıktım,
demiş. Keloğlan bunu duyunca, anasının cebine koyduğu yiyecekler aklına gelmiş.
Hiç düşünmeden azığını ikiye bölmüş, yarısını adama vermiş. Adam teşekkür
etmiş, Keloğlan da yoluna devam etmiş.
Biraz ötede, sıcağın altında dili dışarı sarkmış bir köpekle
karşılaşmış. Keloğlan hemen etrafa bakınmış, serin bir gölge bulmuş, köpeği
oraya götürmüş. “Şimdi buna ne etsem?” diye kara kara düşünürken bu kez
annesinin verdiği su gelmiş aklına, hemen kendi susuzluğunu giderecek kadar
içmiş, kalanını da köpeğe vermiş. Bir güzel başını okşamış, sonra yoluna devam
etmiş.
Hava kararmaya başlayınca Keloğlan, “Hadi bakalım, ev yolu
göründü,” demiş. Yolda karşısına dalları meyve dolu bir elma ağacı çıkmış.
Dayanamayıp ağaca tırmanmış, bir elma koparıp afiyetle yemiş. Derken elleri
yapış yapış olmuş. Hemen annesinin koyduğu mendil gelmiş aklına; ağzını yüzünü
silmiş, tertemiz etmiş.
İşte o zaman Keloğlan durmuş, düşünmüş:
-Anam, sanki bugün başıma gelecekleri bilirmiş gibi her şeyi
koymuş cebime. Yoksa anam sezmiş miydi bunları? Diye düşünürken birden
karşısına Erlik han çıkmış.
- Bu kadar iyilik ettin ne buldun, bak şimdi aç ve susuz
kaldın, demiş ve onu sihirili sözlerle kötü yola çekmeye çalışmış. Keloğlan da:
- İyilik yapmak her kula nasip olmaz, ayrıca karşılıkta
beklenmez demiş. Demiş demesine ama işin içine sihir girince aklı bir anlık
karışır gibi de olmuş.
Tam o anda yardım ettiği ak saçlı, ak sakallı adam, beyazlar içinde görünmüş, yanında da
diğer yardım ettiği köpek varmış ama şimdi daha bir güzel, kocamanmış.
Keloğlana yardım etmişler ve onu Erlik Han’ın elinden kurtarmışlar.
- İyilik karşılıksız yapılır ama elbet bir karşılık bulur,
demişler ve ortadan kaybolmuşlar.
Keloğlan ne olduğunu anlamaya çalışırken eve doğru yola
koyulmuş. Olan biteni bir bir anlatmış annesine. Anam,”demiş, Bunları nereden
bildin? Annesi gülümsemiş: Oğlum, demiş, ben geleceği bilmem. Ama insan,
ihtiyaç sahibine rastlayabilir diye koydum. Allah ihtiyaç sahiplerine yardım
edenin yanında olur, onu korurmuş. Senin iyilik yapmana vesile olduysam ne
mutlu bana.
Keloğlan o gün anasının elini öpmüş, gönlünden bir söz
geçirmiş:
“Ben büyüyene kadar da
büyüdükten sonra da anamı, ailemi hiç üzmeyeceğim.”
Mert Bayazıt
BYF-2
Yorumlar
Yorum Gönder