Mini İle Kurnaz
MİNİ İLE KURNAZ
Bir varmış bir yokmuş, kaf dağının arkasında bir orman
varmış. Bu ormanda Mini adından bir tavşan yaşarmış. İsmi gibi mini mini olan
bu tavşanın gözleri görmüyormuş. En yakın dostu ise Kurnaz isimli tilkiymiş.
O’da ismi gibi kurnaz mı kurnazmış, arkadaşını hiç düşünmeyen bencil ve yalancı
biriymiş. Mini ise hep arkadaşını düşünür, her işi dürüstçe yaparmış. Günlerden
bir gün Kurnaz ile Mini oyun oynuyormuş. Yaşadıkları ormanda hayvanlara zarar
vermek veya huzuru bozacak davranışlar yapmak yasakmış. Ancak Kurnaz Mini’ye
şöyle bir teklifte bulunmuş:
-Mini hadi konuşan Bülbül’ün bahçesindeki çiçekleri
koparalım, meyvelerini yiyelim sonrada iki kere kapısını çalıp kaçalım… hem
karnımız doyar hem de eğlenmiş oluruz.
Mini:
- Kurnaz bunu yapmamamız hiç doğru olmaz. Ayrıca hayvanların
huzurunu kaçırmak yasak, başımız beleaya girer. Hadi gel biz oyunumuza devam
edelim.
Tabi Kurnaz kafasına koymuş ve birden sinirle bağırmaya
başlamış
- hep senin istediğin oyunları oynuyoruz… hem nolacak ki
hiçbir şey yapamazlar ben hep yapıyorum hiçbir şey olmadı. Zaten bizim
yaptığımızı nerden bilecekler?
Mini:
- Kurnaz ben eve gidiyorum yapmamanı tavsiye ederim,
görüşürüz.
Kurnaz hiç cevap vermemiş ve çiçekleri koparmaya başlamış.
Mini de evine yönelmiş yavaş yavaş yürüyormuş. Kurnaz güzel papatyaları,
gülleri koparmış mis gibi çilekleri yemiş ve kapıyı çalıp kaçmış.
Tık tık… Hu hu konuşan Bülbül ! … açan olmadı. Tekrar tık
tık… yine açan olmadı. Hu hu konuşan Bülbül diye seslenerek kaçarken taşa
takılmış. Mini arkadaşının sesini duymuş ve ona bakmaya gitmiş. Arkadaşını öyle
görünce onu yerden kaldırmak istemiş ancak tam Kurnaz’ı kaldırırken Konuşan
Bülbül kapıyı açmasın mı?
Konuşan Bülbül, demek sizdiniz beni rahatsız eden, sizi
Aslan’a söyleyeyim de siz görün… Cezanız ne kadar büyük olur siz düşünün,
demiş.
Kurnaz Tilki, Konuşan Bülbül sen yanlış anladın ben bir şey
yapmadım bütün suç Mini’nin., o teklif etti ben kabul etmedim. Eve giderken
onun sesini duydum kötü bir şey olduğunu düşündüğüm için geri döndüm. Mini’nin
düştüğünü görünce de ona yardım etmek istedim tam o anda sen geldin. Bunu duyan
Mini:
- Ben bir şey yapmadım Konuşan Bülbül, asıl ben ona yardım
için geldim. Arkadaşım adına özür dilerim lütfen, bir daha olmayacak.
Tabii konuşan Bülbül Mini’yi dinlememiş ve Aslan’a gitmiş.
Tık tık... Aslan kral, Tık tık… Konuşan Bülbül Aslan’a olan biten her şeyi bir
bir anlatmış. Aslan kral bunun üstüne kükremiş ve bütün hayvanları oraya
toplamış. Aslan diğer hayvanlara seslenmiş:
Heyy, orman sakinleri kapınızı kontrol edin. Mini yasaklara
bulaşmış, cezasına aile ile birlikte karar vereceğim, demiş. Sonra Aslan
Mini’nin ailesini çağırmış ve olanları anlatmış. Mini’nin ailesi çok
şaşırmışlar ve itiraz etmişler. Biz Mini’yi öytle4 yetiştirmedik, O yasakların
farkında onun yaptığını düşünmüyoruz demişler. Aslan tavşan ailesinin bu
itirazı üzerine onlara güvenmiş ve işin içinde baş bir iş olabileceğini
düşünmüş. Onlara Mini’yi bu seferlik affettiğini tekrarının olmamasını
istediğini söylemiş ve onları göndermiş. Fakat gizliden olayı araştırmaya devam
etmiş.
Ormandaki bütün hayvanların bu olaydan sonra Mini ve
ailesine bakış açıları değişmiş. Mini’yi
misafir olarak istemiyor ona ikramda bulunmuyorlarmış. Mini bu duruma çok
üzülüyor fakat ailesinin onun hep yanında olması ve desteklemesi ona güç
veriyormuş.
Günler günleri kovalamış ve tavşan ailesi artık orman
hayvanlarının davranışlarına dayanamaz olmuşlar. Aslan Kral’ın yanına
gitmişler. Mini o gün başından geçenleri bir bir Aslan Kral’a anlatmış. Aslan
sakince dinlemiş ve olayı gizliden araştırdığını, gerçeğin ne olduğu karga
tarafından öğrendiğini belirtmiş. Bu güne kadar Kurnaz’ın pişman olup dürüstçe
her şeyi açıklamasını bekledim ama artık yeter, demiş.
Aslan kükremiş ve bütün hayvanlar hemen toplanmış. Heyy
komşular. Mini suçsuzdur. Kurnaz suçludur. Karga her şeye şahit olmuş ve
olanları anlattı. Mini’yi dürüstlüğünden dolayı tebrik ediyorum. Ailesinin
arkasında sağlam bir duvar gibi durması, sana olan inançlarından vazgeçmemeleri
çok güzel bir davranış. Kurnaz çağırılmış ama ona ceza verilmemiş. Orman
sakinleri o günden sonra Kuırnaz’ın çok değiştiğini sakin ve dürüst bir tilki
olduğunu belirtmişler.
Bütün bunlardan sonra Mini ailenin önemini bir kez daha
anlamış. Bundan sonra da mutlu mesut ormanlarında yaşamaya devam etmişler.
Gökten üç elma düşmüş biri gözü kapalı gönlü açık olanlara, biri çocuklarının
arkdasında duvar gibi duranlara, biri de aklı açık gönlü kapalı olanlara…
Zehra Çakırtaş
ÖYG-1
Yorumlar
Yorum Gönder