Peri Padişahının Kızı

 

PERİ PADİŞAHININ KIZI

    Periler halkı o gün çok mutluymuş. Çünkü o gün kral ve kraliçenin bebeği doğacakmış. Herkes haberi bekliyormuş. 1 saat geçmiş, 2 saat geçmiş, 3 saat geçmiş, ses seda yokmuş. Sonra birçok söylenti ortaya çıkmış. Hepsi yanlışmış ve ne olduğunu sadece kral ve kraliçe biliyormuş.

    Halktan Kimsenin duymasını istemiyorlarmış. Çünkü kızlarının kulakları duymuyormuş. Kral ve kraliçe çok kederliymiş. Ülkenin dört bir yanından en iyi doktorları çağırmışlar. Fakat kimse bir çare bulamamış. Kral ve kraliçede durumu kabullenmiş ve bir karar almışlar. Kızlarını dünyadan saklayacaklarmış.

    Halk bir kaç gün bir şeyler öğrenebilmek için ellerinden geleni yapmış ama sonra bebeğin doğmadan öldüğüne karar vermişler. Konuyu didiklemeyi bırakmışlar. Aradan yıllar geçmiş, kız büyümüş, güzel bir genç kız olmuş. Bu asırlardır doğan en güzel periymiş. Tek bir kusur dışında kız hala sağırmış.

    Kral ve kraliçe peri yıllar boyu belki düzelir umuduyla beklemişler. Ama nafile… Genç kızı yıllardır dışarıdan uzak tutmak çok zor olmuştu. Kız yeni yerler keşfetmek, arkadaşlar edinmek istiyormuş.

    Bu arada kızın kendinin sağır olup olmadığını bildiğini soruyorsanız.

    Evet, biliyor. Zaten yıllardır sarayda kalabilmesi bu şekilde mümkün olmuş. Ama artık merak ağır basmaya başlamış. Ailesini çok seviyormuş fakat dışarıyı da çok merak ediyormuş. Hem annesi hariç kimsenin bilmediği yetenekleri varmış:

    Çok güzel tekerleme okurmuş. Daha doğrusu annesi öyle dermiş. Sonra çok güzel şiirler yazarmış. Şiirleri genellikle aile hakkında olurmuş. İşte bu yeteneklerini dünyaya duyurmak istermiş. Sonra hayallerinden bahsetmek istermiş. En büyük hayali herkesin kendini bu şekilde kabul etmesi ve bir gün ülkeyi yönetebilmekmiş. Bu hayaller bazen ona imkânsız görünürmüş, bazen de yılmadan, usanmadan çalışırsa yapabileceğine inanırmış

    Neyse. Kız dışarı çıkmak için yanıp tutuşurken, kral ve kraliçeye bir doktor olduğunu iddia eden bir peri gelmiş. Demiş ki:

    -Kızınız gerçekten mutlu olduğunda, sağırlığı ortadan kalkacak.

   Ve çıkıp gitmiş. Kral ve kraliçe hemen kızlarının yanına gitmiş ve gerçekten ne olursa mutlu olacağını sormuşlar.” Bu arada kız, işitme cihazına benzer ama daha büyük ve hemen fark edilen bir şey yardımıyla az da olsa duyabiliyormuş.

    Kız demiş ki:

    Benimle birlikte olmanızı ve benim çok sevdiğinizi kabul ettiğinizi duymak istiyorum, demiş. Kral ve kraliçe çok duygulanmış ve hemen kızlarına sarılmışlar. Çok büyük bir hata yaptıklarını fark etmişler. Kızları şiirlerinde hep ailem benim dünyam dermiş. Oysa onlar kızları düzelsin diye onu resmen hapsetmişler. Ve hep çok şanssız olduklarını düşünmüşlerdi ama Dünyanın en şanslı anne ve babası olduklarını bilmiyorlarmış.

    Ertesi gün kızlarının olduğunu bütün perilere duyurmuşla ve kızlarının artık dışarı çıkmasına izin vermişler. Kızlarının yüzlerindeki mutluluk görülmeye değerdi doğrusu.

    Bu arada kız artık gerçekten kendini mutlu hissediyordu ve hala hiçbir şey duyamıyordu. Çünkü doktor aslında bilge bir periymiş, durumu öğrenince dayanamamış ve ailenin yaptıkları yanlışın bu şekilde ortadan kalkacağını düşünmüş. Öyle de olmuş. Günler günleri, yıllar yılları kovalamış ve kız ülkenin yönetimine geçmiş. Çok da güzel yönetiyormuş. Bütün periler diyarı mutlu mesut yaşıyormuş.

    Ve bu masal herkesin çok özel olduğunu, insanların olduğu gibi kabul edilmesi gerektiğini ve isteyenlerin başarabileceğini göstermiş.


                                Yazan                                                      Seslendiren
                        Ayşe Duru Balçık                                           Serdar Bahar
                                BYF-1                                          Fen Bilimleri Öğretmeni

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gürgün'ün Yanlışı

Aile Çivisi

Güçlü Bir Duvar